The Tudors

The Tudors 2007-... yapımı Michael Hirst dizisi. 3. sezonu Nisan'da ABD'de yayınlanacak olan dizi, 1500'lü yıllarda İngiliz Tudor Hanedanının en dikkat çeken kralı 8.Henry'nin hayatını anlatıyor. Törenlerden birçok aday ve ödüllerle dönen dizinin imdb notu: 8,1.
Eğer tarihi dizilerden filmlerden hoşlanıyorsanız bu diziden de hoşlanacaksınız demektir. Bu arada benim bu tür dizilerden en çok hoşuma giden de Rome dizisidir ve özellikle 1. sezonu çok güzeldi. Neyse gelelim dizinin içeriğine, öncelikle size tudor hanedanının geçmişini hatırlatayım;
8.Henry 1502 yılında ölen abisi Prens Arthur'un eşi Aragon'lu Catherine ile evlendirilerek 1509 yılında tahta geçmiştir. Krallığı boyunca eşleri ve metresleri ile tanınan bir hükümdardır. VIII.Henry'nin metreslerinden Elizabeth Blount ile olan ilişkisinden Henry FitzRoy adında bir oğlu oldu fakat bu varisi öldüğü için sürekli bir varis arayışı içine girmiş olan kralın, ikinci karısı Anne Boleyn'in kardeşi olan diğer bir metresi Mary Boleyn'den de Catherine ve Henry adında iki çocuğu oldu. (Hatta Anne Boleyn ile olan evliliği sırasında da onun kuzenleri ile de ilişkisi olduğu bilinmektedir.) Kralın bu metreslerinden ayrı olarak 6 eşi olan VIII.Henry, ikinci karısı Anne Boleyn ile evlenebilmesi için Papa'dan izin çıkmayınca krallığının mezhebini değiştirip eşlerini boşama hakkı elde etmiştir. İki eşinin kafasını uçurtan (hatta bunlardan birisi de uğruna nerdeyse din değiştirdiği Anne Boleyn'dir) VIII.Henry en sonunda 3.karısından arkasında varis bırakacağı oğluna kavuşmuştur.
Dizide de aynı bu şekilde kralın zaman içerisinde deyim yerindeyse "gözünün açılmasını" anlatılıyor. 1500’lerin büyülü atmosferinde VIII.Henry’nin güç tutkusunun ve kişisel düşkünlüklerinin tüm dünyanın akışını değiştirişinin etkileyici bir görsellikle anlatılmış sezonları bize göre az bölümlü olsa da bence dizi bütçeli bir dizi olduğu için 10'ar bölüm bence güzel ve tadı damakta kalıyor.
Son söz olarak da "Kral her şeyi alır" demek kalıyor...
19:13
|
|
This entry was posted on 19:13
You can follow any responses to this entry through
the RSS 2.0 feed.
You can leave a response,
or trackback from your own site.




0 yorum:
Yorum Gönder