Güneşi Gördüm
Mayınların arasında, doğuda bir sınır köyü... 25 yıldır iki tarafın arasında kalan çaresiz insanlar... Zorunlu göç uygulaması nedeniyle doğup büyüdükleri topraklardan, köklerinden ayrılmak zorunda kalan Altun aileleri, köklerinden koparak bir bilinmeze doğru yola çıkarlar. Davut Altun, ailesiyle birlikte kaçak yollardan da olsa en kısa zamanda Norveç'e gitmeyi istemektedir. Haydar Altun ve ailesi içinse göç yolu İstanbul'a doğrudur... Yolculuk başlamıştır... Bitmek bilmez fıtınalardan geçip gelmiş, yollarını kaybetmiş, çaresizce bir çıkış arayan insanların, kendi güneşinden koparılmış ve geleceğin bilinmezliğinde kaybolmuş çocukların, bir göçün hikayesidir... Her türlü ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı duran, savaşın, kavganın, kendine benzemeyeni hor görmenin sorunun ta kendisi olduğunu söyleyen bu filmde anlatılan: hepimizin, memleketimizin, Türkiye'nin hikayesidir...
Yukarıdaki şekliyle Güneşi Gördüm filminin hikayesi anlatılmıştır. Mahsun Kırmızıgül'ün bu filmle kendini kanıtladığı sinemada çok başarılı olacağı anlatıldı. Herkesin ağzından bu filmin çok güzel olduğunu falan duyunca ister istemez beklentim yükseldi ve sonuç; beklediğim > gördüğüm oldu... Mahsun kırmızıgül ilk fimi Beyaz Melek o kadar güzel bir tema üzerine bir sürü duyguyu o kadar yoğun yaşatıyordu ki bu filmde bunun zerresi bile yok. Film başarılı fakat anlatıldığı kadar efsanevi güzelliklerle dolu değil. Örneğin bazı yerlerde gereksiz bir sürü ayrıntıya yer verilmiş bu da filmi biraz ağır bir havaya itmiş. Gene de en çok beğendiğim kardelen çiçeğinin hikayesi ve filmin güneşin doğuşuyla birleştirilmesi, ordaki duygu bütünlüğü o kadar uymuştu ki şahsen ben çok beğendim. Mahsun Kırmızıgül bu filmle gene bir sürü ünlü simayı bir araya toplamayı başarmış ve yine kürtlerin yaşamı gözler önüne seriliyor ve bu kez biraz da eleştirisel olarak... Filmin ilk sahnesindeki müziğin ayarı bence biraz düşürülmeliydi bundan başka o şarkı bence çok güzeldi. Konusu itibari ile bir çok yerden dokundurma yapmış Masun Kırmızıgül nerdeyse toplumun her kesimi kendine bir pay bulabilir. Filmi işte bu eleştirel bakış açısı sebebiyle sevdim ama tekrar söylüyorum, ilk filmindeki başarıyı yakalayamamış ama Mahsun Kırmızıgül'ü sadece türkücü olarak kalmayıp, Türk sinemasına bir şeyler kazandırması sebebiyle takdir ediyorum ve filmlerinin devamını bekliyorum.
22:42
|
|
This entry was posted on 22:42
You can follow any responses to this entry through
the RSS 2.0 feed.
You can leave a response,
or trackback from your own site.





0 yorum:
Yorum Gönder