In Bruges

2008 yapımı Martin McDonagh'ın hem yazdığı, hem yönettiği il uzun metraj filmi In Bruges, az biraz komedi ama daha çok suç ve drama üzerine bir film. Belçika'nın Brüj kentinden hoş görüntüler eşliğinde sürüyor. Brüj, bozulmadan kalan Orta Çağ'dan mimarisinin, en güzel örneklerini barındıran bir avrupa kenti olduğundan filmin yukarıdaki gördüğünüz afişindeki mekan resimlerinin hepsini oradan almış. Film Oscar'a aday gösterilmiş ve bundan ayrı bir çok ödül ve adaylığa sahip imdb Top 250 film sıralamasında 8,1 notu ile 203.sırada bulunmakta.
Filme dönecek olursak; erkek arkadaşımla filmi izlemeden önce, yapılan yorumlardan yola çıkarak bu film bir komedi filmi sandık ama film de çok az komik sahne ile karşılaştık, bence bu film başta da dediğim gibi daha çok drama türünde. Brüj kentinin güzelliği abartılmadan yansıtıldığı için midir nedir filme çabuk ısınıyorsunuz. senaryosu itibari ile etkileyici diyebiliriz. Oyuncuları özellikli seçilmiş diyebilirim, Colin Farrell ile bir başka İrlandalı, Brendan Gleeson ve İngiliz Ralph Fiennes eşlik ediyor. Colin Farrel'in bu filmdeki performansı bazen beğenilip bazen eleştirilse de gene de filme uymuş bir tip. İrlandalı olmalarından kaynaklı aksan kargaşası uzunca bir süre devam ediyor. Filmde en çok ilgi çeken fuck kelimesinin ulu orta aşırı bir biçimde tabir yerinde ise saydırılmasıydı.
Konusuna gelince; Ray (Colin Farrell) ve Ken (Brendan Gleeson) adlı iki tetikçinin hikayesi anlatılıyor. İki tetikçi, patronları Harry (Ralph Fiennes) tarafından bir sonraki harekat direktiflerini alana kadar Brüj'e gönderiliyor. Burada iki hafta geçirecek olan ikiliden en çok Ray önceki işinden kalan vicdan azabının etkisiyle kalıyor. Harry’den gelen sürpriz yeni direktif sebebiyle de hikaye hareketlenmeye başlıyor.
Hikayenin sonuna doğru ise iç hesaplaşma ve zerre sektirmeyen adalet meknizmasının nasıl yaşadığını görüyoruz. Son sahnesi ile akıllarda kalan bir film fakat ilk anlarda yavaş temposuna biraz arka plandaki şehri izleyerek dayanmak geliyor. Bu yüzden benim notum 7.
İyi seyirler.
10:43
|
|
This entry was posted on 10:43
You can follow any responses to this entry through
the RSS 2.0 feed.
You can leave a response,
or trackback from your own site.




0 yorum:
Yorum Gönder