Sense and Sensibility
Sense and Sensibility 1997 yılının, bol ödüllü romantik drama türünde filmlerinden biri. Brokeback Mountain filminden hatırlayacağınız Ang Lee'nin yönetmenliğini yaptığı filmin oyuncu kadrosu oldukça geniş tutulmuş, 136 dakikalık bir filmde bir çok kişi gelip gidiyor ee tabi doğal olarak bir sürü oyuncu rol almış. Başrolde, aynı zamanda Jane Austen'in aynı adlı romanını, senaryolaştıran aynı zamanda, 1996 yılında En İyi Uyarlama Senaryo Oscarı kazanan Emma Thompson (Elinor Dashwood) ve Kate Winslet (Marianne Dashwood) iki kızkardeşi canlandırmışlardır. Film romantik drama türünde demiştik işte bu kız kardeşlerin aşklarını da, Hugh Grant (Edward Ferrars) ve Alan Rickman ( Col. Christopher Brandon) oynamışlardır.
1996 yılında USC Scripter Ödülünü Sense and Sensibility ile Emma Thompson ile paylaşan, Jane Austen romanında "Sense and Sensibility" ismine yaraşır şekilde, iki farklı karakterde birbirlerini çok seven kız kardeşlerin, aşk öyküsünü anlatıyor. "Sense" yani duygularını gözler önünde yaşayan Marianne'nin ve "Sensibilty" yani mantığını duygularına tercih eden Elinor'un, 19.yüzyılın erkek egemen ve ahlakçı dünyasında bir de ekonomik sorunlarla başetmek zorunda kalmasını ama tüm bu toplumsal ve ekonomik baskılara rağmen mantık ve duygunun aşkla birleşip, bu iki kızkardeşe güç vermesini ve onlara mutluluğun kapılarını açmasını konu alır.
Romantizmi, zor ilişkileri, kalp kırıklıklarını, gerçek aşkı ve mutluluğu anlatan bu film bana en çok 2005 yapımı Pride and Prejudice filmini anımsattı. Bu film de pembe dizi tadında, yavaş ilerleyen bir yapıda, filmin her dalında genişlemiş bir anlatıma sahip. Zaten Pride and Prejudice filmi de Jane Austen'in romanından filme dönüştürülmüştü dikkatle ele alınırsa bu film ile aralarındaki benzerliklerin fazlaca olduğu göze çarpar.
Neyse 1996 yılında Altın Ayı ödülü kazanan bu film, eski zamanlarda geçen romantizm ve aşk üzerine film izlemeyi sevenlerin ilgisini çekecek türde.
İmdb notu 7,7 olan film benden 6 alıyor. İyi seyirler.
13:44
|
|
This entry was posted on 13:44
You can follow any responses to this entry through
the RSS 2.0 feed.
You can leave a response,
or trackback from your own site.




0 yorum:
Yorum Gönder